WhatsApp

BUNCA BİLGİ KİRLİLİĞİ İÇİNDE DOĞRU BİLGİYE NASIL ULAŞABİLİRİM?

Yayınlanma Tarihi :
author

Selami TÜTÜNCÜOĞLU

Bilişim çağının başdöndürücü teknolojik yeniliklerinin ve son dönemde ülkemizde yaşanan sosyo ekonomik sıkıntıların da etkisiyle ülkemizde artık belli eğitim ve kültür seviyesindeki insanların durum farkındalık düzeylerinin arttığını, hatta o sınırlı grup için geç kalmış bir aydınlanma döneminin yavaş yavaş başladığını düşünüyorum. Bu seviyedeki nitelikli insanlar gerek ulusal, gerekse sosyal medyadaki haberlere ve egemen unsurların verdiği yanıltıcı bilgilere artık hemen itibar etmiyorlar. Doğru bilgilere ulaşmak için güvenilir kaynaklara yöneliyorlar ve internet ortamında bilmek istediği bir konuyu araştırma yapmak için her geçen gün daha fazla zaman ve çaba sarf ediyorlar. 

Ancak bu durumun ülkenin çoğunluğu için doğru olduğunu söylemek mümkün değil. Ayrıca doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmak maalesef çok kolay değil, bunun yöntemlerini de bilmek gerekiyor. Bugün sizleri bu önemli konuda aydınlatmaya çalışacağım.

Öncelikle şunu ifade edeyim; bir haber/veri/bilgi/yorum elinize güvendiğiniz bir kişiden bile gelse, ÖNCELİKLE bunun kaynağını, yani bunu kimin hazırladığını araştırmamız gerekiyor. Eğer bunu hazırlayan kişi/grup GÜVENİLİR/SAYGIN ve ayrıca O İŞİN UZMANI birisi ise size ulaşmış olan bilgiye zaman ayırmalısınız, bunun dışındakilerin % 99.9’nun sizi yanıltmak için bir takım istihbarat örgütleri veya bu bilgiden çıkar sağlayacak ticari bir kuruluş vd. tarafından hazırlanan şeyler olduğunu değerlendirerek zaman ayırmamanızı öneririm. Öte yandan hazırlanmış bilgi, doğru bir kaynaktan ve uzman bir kişiden bile gelse, o bilginin siyasi veya ticari menfaatler için hazırlanmış yanıltıcı bir şey olma ihtimali de her zaman gözönünde bulundurmalı, hemen itibar etmemeli, okusanız bile birikimlerinizle bir süzgeçten daha geçirerek değerlendirmeye tabi tutmalısınız.

Öte yandan bir tarafta Google gibi internet arama motorlarındaki bilgilerin güvenirliği sorgulanırken, bu defa son günlerde yapay zeka ile üretilmiş ve insanları bir şeye yönlendirmek veya yanıltmak için gerçekle ilgisi olmayan o kadar çok bilgi/veri/görsel/video vb. internet veya sosyal medyada dolaşıyor ki, bu verilerin güvenirliğini nasıl kontrol edeceğimizi öğrenmek de önemli hale dönüştü.

Önce “arama motorlarında karşımıza çıkan bilgilerin güvenirliği konusunu nasıl değerlendirmeliyiz?” onu inceleyelim. Google veya başka bir arama motorunda aradığınız anahtar kelimeyi veya aradığınız şeyi açıkca yazdığınızda yada seslendiğinizde karşınıza bir çok sıralı veri websitesi gelmektedir. En başta yer alan websitesindeki verinin doğru olma olasılığı yüksek olmayabilir, çünkü ücreti mukabili bir çok site saygın görünmek için ön sıralara taşınabilmekte, arama motoru şirketleri de buna izin vermektedir, nitekim dikkat etti iseniz ilk sıralarda gelenlerin çoğunluğu reklam siteleridir. Bu nedenle sizin öncelikle o veriyi paylaşan websitesinin güvenirliğini kontrol etmeniz gerekir. Eğer websitesi resmi veya saygın bir kuruma aitse dikkate alabilirsiniz, ancak buna da güvenmek yetmez, mümkünse diğer bir kaç güvenilir siteden edindiğiniz bilginin doğruluğunu teyit etmelisiniz. 

İnternette okuduğunuz bir metnin “yapay zeka tarafından mı, yoksa gerçek bir insan tarafından mı yazıldığını nasıl anlayacağız?” bu konuya da bakalım. Kusursuz ve % 100 garantili bir yolu olmasa da, bir metnin yapay zeka tarafından üretilip üretilmediğini belirlemek için kontrol edebileceğiniz birkaç kilit nokta vardır. Yapay zeka tarafından üretilen içerikleri, yapay zeka tarafından yazıldığını belirtmeden yayınlayan çok fazla ve saygın yayın hizmeti bulunmuyor. Ancak daha az ünlü sitelere doğru ilerlediğinizde, yapay zeka tarafından oluşturulan metinlerden tam olarak yararlanan ve bu konuda pek dürüst olmayan çok sayıda örnekle karşılaşabiliyorsunuz. Bu yüzden yayınlanan metinlerde YAZAR İSMİNİ kontrol etmeniz atacağınız ilk adım olmalıdır.

Eğer bir makalede gerçek bir kişinin adı bulunuyorsa, hatta biyografisi ve sosyal medya bağlantıları olan gerçek bir kişinin adı varsa, o zaman bir insan tarafından bir araya getirilen bir şeyi okuyor olmanız daha olasıdır. Muhtemelen internette okuduğunuz her şeyin geçmişini kontrol etmek için zamanınız olmayacaktır, ancak özellikle önemli konularda bir yazının gerçek kaynağını bilmeniz gerektiğinde bu incelemenin yapılması önemlidir.

Yapay zeka tarafından yazılan makalelerde olduğu gibi, bazı durumlarda bir yazıya yazar profilleri ve biyografileri eşlik ediyorsa bile gerçek bir insan tarafından yazılmış olmayabilirler. O içeriklerdeki profiller ve biyografiler de üretken yapay zeka tarafından oluşturulabilmektedir. İnternet üzerinde yapılacak bir görsel araması gerçek olmayan kişilerin görsellerini tespit edebilir ve bu, bir makalenin kaynağının belirlenmesinde yardımcı olabilir.

Bir web sitesinin geçmişi, yayınladığı içerik türü, "Hakkımızda" sayfasının olup olmadığı gibi ayrıntılar da bize daha fazla ipucu verebilir. Örneğin, internetteki en iyi telefon incelemelerini aradığınızda, çalışanları insanlardan oluşan, tanınmış teknoloji siteleri karşınıza çıkacaktır.
Kullanabileceğiniz bir başka kontrol aracı da internet üzerinde yapay zeka metin algılayıcılardır. Ancak yapay zeka metin algılayıcıların gerçekten işe yarayıp yaramadığı konusunda pek çok tartışma bulunuyor. İlk çıkan ve yaygın olarak kullanılan yapay zeka platformu OpenAI, pek bir işe yaramadıklarını söylüyor ve konuyla ilgili raporların çoğu, bu yapay zeka algılayıcılarına güvenilmemesi gerektiğini bildiriyor. Yine de, tamamen doğru olmasalar bile bir yazıyı bu tür bir algılayıcıdan geçirmek kaynağına dair bir ipucu verebilir. Copyleaks, GPTZero ve Scribbr dahil olmak üzere internet üzerinden çalışan çeşitli yapay zeka algılayıcı, kesin bir kanıt seviyesinde veya her zaman olmasa da, yapay zeka tarafından yazılan metinler ile insanlar tarafından yazılan metinler arasındaki farkı anlayabiliyor.

Bu algılayıcıların, genellikle, insan yazılarını tespit etmede daha iyi bir başarı oranına sahip olduğu söylenebilir. Algılayıcılar, temel olarak metinde özgünlük arıyorlar ve bir yapay zekanın eğitimine dayanarak bundan sonra ne söyleyeceğini tahmin etmeye çalışıyorlar. Bu yüzden, diğer pek çok yapay zeka aracı gibi, ne kadar fazla veriye ulaşabilirlerse o kadar iyi sonuç veriyorlar, ancak ne kadarını ücretsiz olarak kullanabileceğinizin sınırları bulunuyor. Yine de bu algılayıcıların hiçbir zaman kesin sonuçlar veremediğini bir kez daha vurgulamakta fayda var.

Üretken yapay zekaların ortaya çıkardıkları ürünler, eğitilme şekilleri nedeniyle genel, belirsiz ve bazen açık uçlu olma eğilimi gösteriyor. Bu yazılarda çoğunlukla özgünlük ve mizah benzeri insani dokunuşlar eksik oluyor veya hiç bulunmuyor. Yapay zeka genel olarak çok karmaşık olmayan, başka bir deyişle yüksek öngörülebilirliğe sahip metinler oluşturmak ister. Bu motorların temeline baktığımızda, sadece bir sonraki kelimenin hangisi olması gerektiğini tahmin ettiklerini görüyoruz ve bu da bazen fark edilebilen genel bir bayağılık ve yavanlık ile sonuçlanabiliyor.

Bakabileceğiniz bir başka işaret ise göze çarpan hatalar (yanlış bilgiler veya hatalı yönlendirmeler ya da çürütülmüş iddiaların kullanılması gibi) olabilir. Elbette insanlar da yazıları yazarken hatalar yapabiliyor. Yapay zeka metinlerinde önemli bir şey yanlış olabilir veya önemli ölçüde yanlış olan şey birden fazla kez, farklı şekillerde metin içerisinde yer alabilir. Yine de bu tür hatalar bir makalenin yapay zeka tarafından yazılıp yazılmadığını kanıtlamaz. Elbette önemli bir hata olan bir metinle karşılaştığınızda, ister bir insan ister yapay zeka tarafından yazılmış olsun, o metnin genel olarak iletmeye çalıştığı bilgiyi başka kaynaklardan doğrulamanızda her zaman fayda vardır. Bütün bu sinyalleri, ipuçlarını ve işaretleri bir araya getirdiğinizde, bir metnin insan elinden çıkıp çıkmadığına dair bilinçli bir tahminde bulunabilirsiniz.

Sonuç olarak şunu söyleyebilirim; internet ortamında doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmak o kadar kolay bir iş değildir, görüldüğü gibi ilave araştırmalar gerektirmektedir. Ancak bu çabalar eskiden olduğu gibi çok fazla zamana ihtiyaç duymamakta, hatta bu konularda pratikleşme yeteneği kazanıldığında ayrılan zamanın hayli kısaldığı söylenebilir. Önemli olan şunu bilmektir; siz bir şey talep etmeden ekranınıza düşen tuzak bilgi/haber/video vs. gibi verilere hemen itibar etmeyiniz, kısa bir araştırma sonrası, kendi gayretiniz olmadan size ulaştırılan bilgilerin büyük çoğunluğunun sizi yanıltmak için gönderilen veriler olduğunu göreceksiniz ve sizde doğrulara ulaşmak için araştırmaya başlayarak Aydınlanma Çağına daha fazla gireceksiniz düşüncesindeyim.

begendim
1
Begendim
bayildim
1
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar